Değerli Dostlar,80'li Yılların ikinci yarısının henüz başında, Yıllık iş bağlantılarımızla ilgili anlaşmaları yapmak üzere, otomobille Avrupa seyahatı yaparken, değerli Abaza dostum ile yol boyunca SSCB'deki gelişmelerin Kafkasya'ya ve Türkiye'ye yansımalarını, doğabilecek fırsatları ve toplumumuzun muhtemel gelişmelere hazır olup olmadığını tartışıyorduk.Eski Yugoslavya'dan, Avusturya'ya geçmek üzere idik, birden duyduğum bir cümle ile çılgına dönmüş ve gayriihtiyari benden beklenmeyen, çok sert bir tepki vermiştim.Arkadaşım Asimilasyonu önleme çabalarını anlatırken; "Ben çocuklarıma önce Türk sora Abaza olduğunuzu unutmayın diyorum" demişti.Biraz sakinleştikten sonra, niye kızdığımı uzun uzun anlatmış, Arkadaşımı hem ikna etmiş hem de gönlünü almıştım. Sonraki yıllarda Arkadaşımda başlayan araştırma ve doğruları öğrenme merakı ve çalışmalarında bu olayın etkisini hep düşündüm.Sayın Ruhat Mengi'nin yazıları ile ilgili bir yorum yapmak istemiyorum.Beni rahatsız eden yazılara yapılan Çerkes yorumları;Hemen hepsi, önce Çerkes, sonra Türk olduğunu yazmış;İnsan önce insandır, sonra da insandır. Buraya kadar tamam, anlaşılmayan, anlaşılması mümkün olmayan ise, bir insan'ın kendisine hem Çerkes aynı zaman da Türk demesi.Türk; Orta Asya steplerinde kültürel gelişimini tamamlamış medeniyetler, devletler oluşturmuş, kuraklık sebebiyle Çoğunlukla batıya olmak üzere yer yüzünün muhtelif coğrafyalarına dağılmış, bazı gurupları hala orta Asyada yerleşik, bir "etnik gurubun" Dünyada ki tanındığı ismidir.Çerkes ise Kültürel gelişimini Kafkasyada tamamlamış, muhtelif uygarlıklar, Devlet yapıları oluşturmuş, (Kimmer'ler, Meot'lar, Sonradan Çerkes hakimiyetine geçen Bosfor, Abhaz Kırallığı vs) MÖ. 6500 yıllarından itibaren dışa göç vermeye başlamış ve farklı uygarlıkların oluşumuna katkılar sağlamış bir etnik oluşumun bu günkü Dünya da yaygın kullanılan adıdır.Gelelim, Çerkes nasıl Türk olura;Baskın Akültürasyon sonucu Asimilasyon tamamlanır, Çerkes artık Çerkes değildir asimile eden etnik kimliktendir yani Türktür, Araptır, Grektir, ama artık Çerkes değildir.Ne olduğuda kendini ilgilendirir.Bizim derdimiz bunlar değil, Nitekim Kafkasya'dada bu şekilde asimile olmuş Çerkes olmadığını kimsenin iddia edemeyeceği birçok aile var.(Avnis,Mole, Lazipa vs) "Aslen Çerkes Türk'üm" diyen dikkatinizi çekerim aslen Çerkes Türkiyeliyim /Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım diyenler değil. Birinciler asimilasyonlarının tamamlanmasında gönüllülük gösterselerde henüz asimile olmamışlar fakat asimilasyona karşı bir direniş te göstermiyorlar (ya direnç imkanları yok , yada direnmek istemiyorlar) veya Abaza arkadaşım gibi kavram kargaşası içindeler, sözlerinin anlamını bilmiyorlar.İkinci söylem sahipleri ise asimilasyona karşı direniş içinde olduklarını söylemlerine de yansıtmışlar, bilinçli olarak yok olmama mücadelesi vermeye hazır görünüyorlar.Bu ara tahlilden sonra gelelim asıl konumuza;1- Çerkes ayrı bir halk'tır Dünyanın hangi coğrafyasında kimlerle birlikte yaşarsa yaşasın, Çerkes kimliğini muhafaza ettiği müddetçe ÇERKES'dir, yaşadığı ülkenin ise vatandaşıdır.USA vatandaşlığı nasıl bir italyan'ın bir İrlandalı'nın etnik kimliğini yok etmiyorsa, Kafkasya'nın dışında bir Ülke vatandaşı olmak, Çerkes'in kimliğini de yok etmez. 2- Aksi halde Dünyada Çerkes kalmaz, Amerikalı Çerkes Amerikan(Allahtan böyle bir ulus yok), Suriyeli Çerkes Arap, Kafkasyalı Çerkes Rus, Türkiyeli Çerkes de Türk olur. Oysa doğrusu; Amerikan değil Amerikalı/Vatandaşı Çerkes/Kafkasyalı, Arap değil Suriyeli/SAC. Vatandaşı Çerkes, Rus değil, Rusyalı/RF Vatandaşı Çerkes, Türk değil, Türkiyeli/TC. Vatandaşı Çerkesdir.3-Hala Çerkesim/asıllıyım diyenler için henüz ümit vardır asimilasyonları tamamlanmamıştır, ilgilenmemiz ve kazanmamız gerekir.4-Hiç kimse hem Grek hem Germen, Hem Arap Hem Acem, Hem slav hem Japon olamayacağı gibi Hem Çerkes Hemde Türk olamaz.5-Türk, Orta Asyadan adoluya gelen bir etnik gurubun adı değil de TC. yi oluşturan tüm etnisitelerin ortak adı olabilirse Türkiyeli Çerkes Türk olabilir, ama sadece Türkiyeli Çerkesler.6-Bizler Türkiyeli Çerkesleriz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Çerkesleriz. Vatandaşlık bağıyla bağlı olduğumuz bu ülke diğer etnik guruplarla birlikte hepimizin. Fikir, Söylem ve eylemlerimizi bu bilinçle oluşturmalıyız, Başka ülkelerin vatandaşı olan Çerkes'lerinde benzer düşüncelere sahip olmalarının doğal bir gelişim olduğunu bilerek, ülkelerinin ulusal çıkarlarına aykırı taleplerde bulunmamalıyız.7- Kendi kimliğimiz ve Kültürümüzle Yaşamak, olağan üstü zengin ve insana uygun kültürümüzü Dünya insanları ile paylaşmak bu güzellikleri onların da öğrenmesini ve yaşamında kullanmasını sağlamaya çalışmak hepimizin görevidir.8- Anavatan'a ilgimizi, orayla ilişkilerimizi devam ettirdiğimiz zaman, Kültürel köklerimizden de kopmamış olacağız ki asimilasyonu önlemenin esaslarından birisi de budur.Son söz; Çerkes Çerkestir, Türk'de Türktür.Her insan Kendini ne olarak tanımlıyorsa/hissediyorsa odur.Ama hiçbir insan çift etnisite sahibi olamaz, Çok milliyetli olması olması bir çok pasaport taşıması bu gerçeği değiştirmez.
Saygılarımla
Cengiz Gül
çerkes kimdir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çerkes kimdir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Ekim 2009 Cumartesi
19 Ekim 2009 Pazartesi
Osetler Kimdir?
"İberya bölgesinde, Ermeni ve Midyan benzeri giyinen, barışçıl ve çiftçiliğe meyilli bir halk yaşar. Dağlık ülke, bunun aksine, İskit ve Sarmatların ki, onlar da çiftçilikle uğraşmaktadır, komşusu ve akrabası olan, onlarla aynı geleneği paylaşan sıradan insanlar ve savaşçılar tarafından iskan edilmiştir.Herhangi bir ters duruma karşın, kendi içlerinden, İskit ve Sarmatların içinden binlerce savaşçı ortaya çıkarmışlardır."Strabon, eski Yunan tarihçisi ve Coğrafyacısı (MÖ66 - MS24)Genellikle Kafkasya'nın dağlık bölgesinin ortasında yaşayan, yaklaşık 600 bin kişilik küçük bir halk olan Osetler hakkında belki de dünyanın bir çok ülkesinde birbirinden farklı yüzlerce kitap, bilimsel makale yazılmıştır. Dünyanın en önemli tarihçilerinin, dilbilimcilerinin, arkeologların ilgisini Kafkasya'nın dağlık bölgesinde yaşayan bu kadim halka yönelten sebep nedir?Çağdaş Osetleri tanıyabilmek için binlerce yıl geriye; inanılanlara göre diğer kavimdaşlarından soyutlanıp Orta Asya ve Kuzey İran'dan ayrılan, Hint-Avrupa ırkına mensup olan insanların zamanına dönmek gereklidir.Massaget ortak ismiyle bilindikleri bir zaman sürecinde bu insanların bir bölümü savaşçılık ve inatçılıklarıyla öne çıktılar. Daha sonraları, geriye Avrupa kıtasına göç etmeye başladılar ve eski İran dili konuşan bu Massaget halkı görünüşe göre bir çok etnik dala ayrıldı, en belirgin olarak Yazuglar, Sarmatlar, Roxolanlar (ya da Ruslanlar), Aorsler, Alanlar, Saklar ya da söylenegelen üzere Sarmat kabilelerine ayrıldı. Genellikle farklılıklar sadece geleneksel ve "Alanorslar" gibi adlarda. Dilleri diğer kavimlerce de konuşulan, akraba İskit kabilelerinin öncüllüğünde Avrupa'ya yayıldılar. Ünlü eski yazar Joseph Flavious, örneğin Alanları, İskitlerin Tanais (don) Nehri ve Azov Denizi etrafında yaşayan bölümü olarak tanımlar. Diğer eski tarihsel kaynaklar, şu ana kadar Pro-Hazar Massagetlerini "İskit Kavmi" olarak kabul eder. Bazı araştırmacılar ise Sarmat kabilelerinin MÖ 6-4. yüzyıllar arasında Kuzey Pro-Hazar ve Pro-Ural bölgelerinde ortaya çıktığına inanırlar.Avrupa kıtasının geniş güneydoğu bölgesi boyunca yapılan göç sonucunda, birbirleriyle kurdukları kavimsel birliktelikler sayesinde Sarmatlar yüzyıllar boyunca dünyanın bu bölgesindeki dominant etnik unsur olmuşlardır. Örneğin Aorslarların Çar'ı ihtiyaç halinde 200 bin kişilik süvari birliği toplayabilmekteydi.Modern Osetlerin şu an yaşadığı bölge olan Kuzey Kafkasya ve neredeyse tüm Transkafkasya'ya ilk yerleşimleri İskitler tarafından yaklaşık olarak MÖ 7. Yüzyıllarda gerçekleşti. İskit malzeme kültürü eserleri Güney Osetya'da ve Gürcistan'ın merkezi bölgelerinde bulundu. Kuban kültürünün yerli kabilelerini asimle ederek, bundan 3500 yıl önce orta Kafkasya'da ortaya çıktılar. Bu kültürün, zamanının halkları arasındaki çok gelişmişliğinin ispatı olarak bugüne kadar korunmuş olan tunç ve demir silahlar, aletler, mücevherat ve çömlekler gösterilebilir. Bunlar yalnız Validkavkaz, Nalçik, Grosni'deki Kafkasya müzelerinde değil, Rusya Federasyonu'nun en iyi müzeleri olan - Devlet Zaviyesi, Devlet Tarih Müzesi'nde sergilendiği gibi; Berlin, Viyana, Lyon ve Amerika Birleşik Devletleri’nde de ziyaretçilerin beğenisine sunulmaktadır.İskitlerin, eski Kuban kültürüyle karışması, bugünkü Oset halkının oluşmasında önemli bir platform görevi görmüştür. 2500 yıl önce İskitleri izleyerek Kafkasya'ya gelen Alan-Sarmat kabileleri bu bölgede kendilerine çok yakın buldukları İrani dil konuşan halklarla karşılaştılar. (Eski Yunan tarihçisi Heredot, kendisinden "Tarihin Babası" olarak bahsedilir, Alanları bazen İskitlerden ayırmanın zor olduğundan bahsediyor ve Starbonla Procopius Cesaerian, Alanların bozuk bir İskitçe kullandıklarına işaret ediyor.)MS 5-6. yüzyıllarda, Alanlar daha önceleri baskınlar düzenledikler Transkafkasya'ya nüfuz ettiler ve kabul edilen bazı eski kaynaklara göre ("Ermeni Coğrafyası" gibi, MS 7.yy ) tamamına yerleştiler. Transkafkasya'nın Alanik-Sarmat nüfusu, Hun akınları süresince yeniden oluştu. 10-12. yüzyıllarda Osetlerin Alanya Feodal Devleti eski dünyanın en güçlü devletlerinden biri olmaya başladı. Sonuç olarak üstün Tatar-Moğol kuvvetlerinin yıkıcı istilaları nedeniyle yıkıldı. Tesadüftür ki, güçlü Alanlar, pratikte Moğolların açık savaşta tek seferde yenemedikleri ilk halk olmuşlardır. Hatta Moğollar, Alanların ana müttefiklerin olan Kıpçaklara rüşvet vererek onlara ihanet etmelerini sağlamak zorunda kalmışlardır. Alanların bir kalesi, tahminen Magas şehrinde, Moğollar tarafından 12 yıl kuşatma altında tutulmuştur. (Aynı şey Plano Carpini ve eski Arap tarihçisi Ebul Fada tarafından da teyit edilmiştir.)Peki Modern Osetleri onların efsanevi İskit ve Alan soylarına bağlayan şey nedir? Her toplumun ruhu, onun dilidir. Günümüzde Osetler, Digoron diyalektiğinde en az değişim gösteren İskit dilini konuşuyorlar. Büyük Sovyet Ansiklopedisi'nde ( 3.baskı) bu konu hakkındaki makalede şöyle diyor: "İskit-Sarmat diyalektlerinin neslinden olan bir dil de; Kafkasya'daki Osetlerin dilidir."Dilin dışında Osetler, özellikle ocak zincirinin dokunulmazlık ve kutsallığı gibi bir çok İskit gelenek ve göreneklerini korumuşlardır. İskit-Sarmat mirası, milli karakter özellikleri ve dış görünüş açısından da Osetlerin varisliğindedir. Osetler, açıkça bir Hint-Avrupa halkıdır, pek azı kumral-sarı veya kestane rengi saçlara, gri ya da mavi gözlere sahiptir. Aynı özellikler bilindiği üzere pek çok Sarmat'ın doğuştan sahip oldukları niteliklerdir. Osetlerin milli karakterlerinden bahsedersek, şüphesiz biri bunun iki tane olduğunu söyleyecektir, en karakteristik tarafları olarak; müthiş misafirperverlikleri ve güçlükler karşısındaki kararlılıklarıdır.Günümüzde Osetler, modern bir halktır ve bazı açılardan göze çarpan durumları söz konusudur. Yaklaşık 190 Oset, ihtilal öncesi Rusya'sının en üstün askeri payesi olan "St.George Haçı"na sahiptir ki, bazıları birden fazla sayıda...Rus Çarlığı’nda ve Sovyet Ordusu’nda 70 general ve amirale sahip oldukları bilinmektedir. 600 binden daha az bir nüfusa sahip olmalarına rağmen, bir çok spor dalında 30 Dünya Şampiyonu çıkarmış ve bunlardan bazıları Avrupa Şampiyona ve turnuvalarında altın madalya kazanmıştır. Kuzey Osetya'nın futbol takımı "Alania" 1995'te Rusya Federasyonu Şampiyonu oldu ve toplamda iki kere Rusya'nın en iyisi unvanını elde ettiler. Osetler, eğitimli bir toplum olarak bilinmektedir. Kuzey Alanya Cumhuriyeti Rusya Federasyonu içerisinde halkın eğitim düzeyi açısından en iyi on bölgeden biri olarak değerlendirilmektedir. Kuzey Osetya'daki öğrenci yüzdesi, Almanya, İngiltere gibi çok gelişmiş ülkelerdeki oranlardan kat be kat yüksektir. Bir çok Oset, bağımsız devletler topluluğu ülkelerinde yaşamakta ve bir çok firmada üst düzey yönetici olarak görev yapmaktadır. Orkestra kondüktörü Valery Gergiev, ismi dünyanın en iyi orkestra şefleri arasında geçer, şair Kosta Khetagurov, balet dansçı Svetlana Adyrkheva, isimleri anayurtlarının sınırlarından taşan ünlü şahsiyetlerden bir kaçıdır.
17 Ekim 2009 Cumartesi
Çerkezler Kimdir?
Çerkesler, Türkiye'ye Kafkasya'dan gelen Türk dili konuşmayan tüm etnik gruplara verilen genel adlandırmadır. Ancak Türkiye'ye göç etmiş Kafkas halkları kendi arasında pekçok alt gruba ayrılır.Çerkesler diğer isimleriyle Adigeler Kafkas Dağları'nın kuzeybatı eteklerinde, Kuban Irmağı ile güneyde Bzıb (Psıb) ırmakları arasındaki Karadeniz kıyılarında, doğuda Kuban ile Terek ırmakları güney havzalarını kapsayan büyük bir alanda oturmuş olan ve kendilerine Adige adını veren halktır.Ancak Türkiye'de, Kuzey Kafkasya kökenli Adige, Abhaz, Abaza, Çeçen, Oset, Dağıstanlı, vb insanların tümüne verilebilen ortak bir özel addır.Abzah ya da Abadzeh (Абдзах), Bjeduğ (Бжъэдыгъу), Şapsığ, Hak'uç (Хьак1уцу), Natuhay, K'emguy (К1эмгуй), Mahoş, Yegerukay, Mamhığ, Besleney, Hatukay (Хьатикъуай) ve Kabartaylar (Къэбэрдэй), en tanınmış Çerkes topluluklarıdır.Rus resmi literatüründe, Rusya Federasyonu'na bağlı Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti'nde yaşayan, Kabartay ve Besleney kökenli Adige topluluğuna Çerkes, bunların yaşadığı yöreye de özel anlamda ya da bir kısaltma ad olarak Çerkesya denmektedir.Bu yörede 1926-1928 yılları arasında Çerkes Ulusal Okrugu, 1928-1957 arasında, bir üst yönetim birimi statüsüne yükseltilen Çerkes Özerk Oblastı bulunuyordu.Çerkes Özerk Oblastı, 1956'da sürgün cezası kaldırılarak Karaçaylara geri verilen, 1928-1943 yılları arasında varolan Karaçay Özerk Oblastı toprakları ile, 5 Ocak 1957'de birleştirilerek, 1926 öncesinde olduğu gibi, yeniden bir Karaçay-Çerkes Özerk Oblastı kuruldu
Etiketler:
çerkes kimdir,
çerkesler,
çerkesler türk mü,
çerkezler,
kafkasya
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)