kafkasya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kafkasya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Ekim 2009 Pazartesi
KUZEY KAFKASYA HALKLARININ ETNOLOJİK YAPISI
Şurası üzüntü vericidir ki Kuzey Kafkasyalıların insanlığın yeryüzündeki serüveninde oynadıkları rolle, onların haklarında bilinenler arasındaki oran çok dengesizdir. Bu bölge ve bu bölgede yaşayan halklar hakkında bilinenler hala bir sürü açmaz ve çıkmazla gölgelenmiş durumdadır. Oysa hala Kuzey Kafkasya dünya gündeminin en önemli başlıkları arasındadır ve ileride de bu konumunu koruyacaktır. Yalnız siyasal gelişmelerdeki rolü ve belirleyiciliğiyle değil, her yönüyle günümüzdeki durumunu sağlıklı değerlendirmek ve doğru sonuçlara ulaşmak için irdelenmesi gereken kültürel, dini, antropolojik ve linguistik bilimler bakımından da bu bölge dünya bilimsel birikimi açısından en önemli kaynak alanlarından birisidir. Yazık ki bölgenin içinde bulunduğu siyasal çalkantılar yerli halkların dünya kültürüne olan sorumluluklarını yerine getirmesine engel olacak bir yapı sergilemektedir. Kafkas halkları sahip oldukları bakir değerleri anlatmak ve dünya bilimsel dökümünde hakkı olan yere ulaşmak yerine değerlerini korumak için savaşmak ya da başkalarının istediği savaşlarda taraf olmak zorunda bırakılmaktadırlar.Kuzey Kafkasya'nın kültürel tarihini aydınlatmak, dünyanın kültür tarihini aydınlatmak noktasında çok etkili bir çalışma olacaktır. Çünkü uygarlık beşiği olan bölgelerin geçiş noktasında, tarih boyunca göç yolları üzerinde hiçbir zaman durağan olmamış bir konumda bulunan Kuzey Kafkasya insanlığın yaşam sürecinde ne noktadan bakılırsa bakılsın belirleyici olan bir bölgedir. Bu durum dün olduğu gibi bu gün de böyledir ve yarının, eski dünya kıtasının kaderi üzerinde çok büyük bir değişiklik yapmayacağı kesin gibidir. Bu bölgenin değerlerine ilişkin yapılacak bir yığın çalışmanın antropoloji, etnoloji, arkeoloji ve linguistik bilimlerini temel alması gerekir. Bu coğrafya bugün bünyesinde barındırdığı bir çok etnik grubu, dili ve kültürü bir çok noktada kaynaştırmıştır. Yaşayan halkların bugün farklı kimlikleri korumuş olmaları da etnik yapıları ve sosyal antropolojileriyle bağlantılıdır.Bu bölgeden gelip geçen halklar bir rüzgar gibi gelip geçmemiş, bir sel gibi gelmiş, bir şeyler bırakmış ve bir şeyler alıp götürmüştür. Bu demografik hareketlenmeler bölge etnolojisinin şekillenmesinde birinci belirleyici rolü oynamıştır. Her bölge farklı etnik grupların farklı etkileriyle karşılaşmış, karışmış ve şekillenmiştir. Bu durum dili olduğu kadar etnolojiyi ve sosyal kimliği de farklı oranlarda değiştirmiştir. Yoksa ilk çağdan beri bölgede bu kadar farklı etnik grubun ve dilin bulunduğunu kabul etmek bilimsellikten uzak bir yaklaşım olur. Bu bağlamda tarihsel süreç incelendiğinde bölge etnolojisini belirleyen unsurlar olarak şu başlıklarla karşılaşırız. 1) Yerli EtnisiteDağların kuzey yamaçlarında daha özgün olarak göze çarpan ve antropolojik özgünlük sergileyen beyaz ırka ilişkin insan gruplarıdır. Bu etnisitenin dili tamamen bağımsızdır ve ilkçağlarda tüm Avrasya'da etkili olmuş bir ya da birkaç topluluktan oluşur. Anadolu'da Hititler, Avrupa'da Kelt, Bask, Alban ve Etruskler bu etnisitenin kalıntıları olabilir.Kuzey Kafkasya mitolojisi ve dilleri bu döneme ilişkin verilere ulaşabileceğimiz yetersiz kaynaklardandır. Buna göre buzul çağı sonrası insanlığın en uzun ve en karanlık döneminde bu bölgede her şeyiyle özgün bir yapı oluşmuş ve sonrasında bu özgün yapı bölgede ortaya çıkan halkların da temel özünü oluşturmuştur. Meot, Sind, Zikh, Pses, Kimmer ve benzeri halklar bu dönemin yerli halkları olmalı. Destanlar çağı olarak değerlendirebileceğimiz bu dönemde bölgede yaşayan halkları "Nartlar" olarak adlandırabiliriz. Bu halkın konuştuğu dil bu gün bölgede yaşayan çoğu halkın dilinin temelini oluşturan ve dilbilimciler tarafından farklı bir grupta değerlendirilen Kafkasya'ya özgü bir dildir. Bugün bölgede konuşulan bütün yerel dillerde bu dilin kalıntılarını bulmak olasıdır ki; th, tl, phl, kh, gibi bölge insanının gırtlak yapısına özgü sesler, yardımcı fiillerin kullanımı, erillik dişillik özellikleri, fiil çekimlerindeki matriks yapılanmalar gibi gramer özellikleri, thamade, nıse, ssı, nase, geşh, gibi bütün dillerde ortak olan özgün sözcükler bu çağlarda bölgede konuşulan bu özgün dilin kalıntılarıdır. Bu etnisite bugün Abhaz-Adiğe, Kartvel ve Nah dillerini konuşan halkların temelini oluştur.2) İndogermen EtnisiteAvrupa halklarının antropolojik temelini oluşturan bu etnisite Hindistan'dan Britanya'ya kadar uzanan coğrafyada etkili olmuş bir ırk ve dil grubunu kapsar. Hintliler ve İranlılar kendilerini ırksal açıdan Arian olarak adlandırırlar. Bu terim daha sonra beyaz ırka ait Hint-Avrupa dil kullanan bütün halkların ortak adı oldu. Kuzey Kafkasya bu grubun iki yaşam alanının ortasında bulunduğu için Anadolu ile birlikte Arian halkların geçiş bölgesi olmuştur. İran'dan Avrupa'ya geçen Arian unsurlar bu bölgede kalıcı izler bırakmışlardır ki Osetler, Talişler, Tatlar bu hareketlenmenin kalıntılarıdır.Özellikle tarih içinde Alanlar olarak adlandırılan Asetinlerin bölgedeki varlığı oldukça eskiye dayanmaktadır. Antik çağda tüm güney Rusya ve Kafkasya'yı kaplayan bölgede egemenliklerini gösteren Alanlar İskit-Sarmat diyalektlerinden birini konuşmaktaydılar ve Arian etnosuna aittiler. Kuzey Kafkasya'da bir siyassal birliğin bu halk eliyle oluşturulmuş olması yerli etnisiteye tümüyle kaynaşması sonucunu doğurmuştur. Bu etnisitenin varlığı Kuzey Kafkas dillerine Hint Avrupa sözcükler ve diğer kültür öğelerini sokmuştur. Bölgedeki bir çok coğrafi ad ve bazı mitolojik tanımlar onların yadigarıdır. Asya ve Avrupa'nın bütün eski halklarıyla akraba olan Alanlar iç Avrupa'ya yaptıkları akınlarla önemli göç dalgalarına neden olmuştur. Fransız dilbilimci Dumesil onlardan " Yüce Roma'yı aydınlatan Kafkas halkı" olarak sözeder. Üstelik Nart destanlarının temel motiflerini ve tiplerini İndo-Germenik verilerle açıklamaya çalışır. Ona göre bu destanlarla Roma, İskandinav, Got söylenceleri arasındaki bağlar Alanların taşıdığı mitolojik öğelerden kaynaklanmaktaydı. Avrupa'yı baştan başa kat eden üstelik Britanya'ya uzanan Alan halkının Kuzey Kafkasya'da kalanları yerli etnisite içinde erimiş, ancak önemli farklılıkları koruyarak Asetin halkını oluşturmuştur. Bu etnisite Kafkas ırkı üzerinde oldukça belirgin etki yapmış, bir çok ırki özellik bakımından yerli halkları komşuları olan Hint Avrupalı kavimlerden ayrılmaz duruma getirmiştir.Kuzey Azerbaycan'daki Taliş halkının Kürtlerle birlikte dilde Arien özellikler taşıyan karma etnisiteler olduğu düşünülebilir. Bununla birlikte Talişler komşu İran ve Ermeni halklarının baskın etkileri sonucunda yerli etnisite ile kaynaşamamış, daha çok Arien özelliklerini korumuştur. 3) Turani Etnisite Bilindiği kadarıyla Kuzey Kafkasya M.Ö III.yüzyıldan beri akın akın gelen iç Asyalı kavimlerin geçiş bölgesi üzerindedir. Bu akınların çoğu Kafkas Dağları eteklerinde erimiş ve dağılmıştır. Bölgeye yer yer kalıcı olmak amacıyla yerleşen Asyalı kavimler zamanla yerli etnisite arasında çözülmüş ya da adacıklar halinde varlığını korumuştur. Bu dönemde yapılan Hun, Kuman, Peçenek, Kıpçak, Uz ve Tatar akınları sonucunda dilde, antropolojide ve sosyal yapıda farklılaşmalar meydana gelmiştir. Ural Altay dil grubundan sözcükler Kafkas dillerine girmiştir. Asya'ya has çekik gözler, siyah düz saçlar, çıkık elmacık kemikleri antropolojik kalıntılar olarak yerleşmiştir. Üretim, silah ve giyim kuşam öğeleri alınmıştır. Asya mitolojileri ve inanç sistemleri yerli halka ilişkin değerlere karışmıştır. Turani kavimlerden Kuzey Kafkasya'da tutunabilenler Karaçay, Balkar, Kumuk, Nogay gibi adlarla kabileler olarak varlığını sürdürmüştür ancak bu kavimlerin etnisiteleri yerli etnisite ile iç içe girerek dil dışında erimiştir. Bir Karaçay'ı komşusu olan Kabardeylerden ayırmak kolay değildir. Asyalı fizik özellikleri yerlilerden daha belirgin halde olmayan bu unsurlar kültür olarak da Kafkasya'nın diğer halklarından ayırt edilemez. Bununla birlikte asıl etki Kuzey Kafkasya'da siyasi birlik oluşturan Türk ve Tatar grupları eliyle gelmiştir. Museviliği kabul eden Hazar Hanlığı döneminde bölge dönemin güçlü uygarlıklarıyla ilişki kurmuş, ticaret dili Türkçe olmuş ve Türk yönetim biçimi olan toprağın kral çocukları arasında paylaştırılması geleneği her prensin yönetimi altındaki topraklarda farklı yönetimler kurması, kabilelerin yer yer kesin çizgilerle birbirinden ayrılması sonucunu doğurmuştur. Bugün yerli halklar arasında bir çok aile adı Turani adlardır ve farklı kabileler arasında aynı adlarla karşılaşılır. Hazarlar döneminde Terek kıyılarını yurt tutan Kabar adlı Hun Macar topluluğunun nereye gittiği belirsizdir ama bu gün orada Kabardey adlı bir halkın varlığı kesindir. Kumukların Borağan ailesinin Kabardeylerde Brağun, Çeçenlerde Barağan olarak korunması, bir çok yerli kabilede Akbaş, Tokmak, Karaçay, Duman, Tatar gibi Türkçe aile adlarının olması bu etnisitenin kalıntılarının günümüze kalmış olduğunu gösterir. Türk literatüründe Hun olarak adlandırılan Gun topluluğunun bu gün bir Çeçen taypı olarak Gunoy adıyla anılışı bu topraklarda hangi soydan insanların ne şekilde kaynaştığı, tam anlamıyla eski dilde ifade edildiği üzere "neşvünüma" bulduğu gerçeğini gözler önüne serer. 4) Semitik EtnisiteOrtadoğu'daki Arap-İbrani halklarının ait olduğu bu grup diğerleri kadar etkin olmamakla birlikte Kafkas halklarının yapısında izlerini barındırmaktadır. Bu etki daha çok dinen Museviliği benimsemiş ancak ırken İsrail oğlu olmayan Hazarlar döneminde yer etmiş olmalıdır. Bu çağlarda Orta Doğu’dan ve İspanya'dan Musevi ailelerin Kafkasya'ya gelmiş olduklarını tarihi belgelerden öğreniyoruz. Cumartesi gününe Şabat denmesi, Karaim, Kohen, Cutki gibi aile adlarının hala korunuyor olması onlardan kalmış bazı izlerdir.Bugün Dağıstan'da yaşayan Tat halkının Hazar kalıntısı olma olasılığı yoktur çünkü konuşulan dil Turani değildir. Bununla birlikte söylenceye dayanan bir görüşe göre onların Asur kralı Nabukadnezar tarafından İsrail'den çıkarılıp dağlara sürülen İbraniler olduğu görüşü daha gerçekçi görünmektedir. İkinci Sami etkisi 7.yüzyılda başlayan Arap akınlarıyla Kafkasya'ya girmiştir. Din tebliğinin bölgedeki halklarca kabul görmesi ancak şiddetli Hazar direnişi Arap akıncıların bu bölgede zorlanması sonucunu doğurmuştur. Arap orduları bu dağların güney yamaçlarında erimiş ve daha yukarıdaki Slav ve Turani topluluklara dinin ulaşması çok sonraki dönemlere kalmıştır. Bu çağlardan geriye kalan Dağıstan ve Çeçenistan bölgelerinde varlığını koruyan Arap adları, Arap aileleridir. Çerkesler arasında hala Kurayş adını taşıyan bir aile vardır. Evliya Çelebi, Çerkeslerin ve Arnavutların Moğol saldırılarından kaçmış Arapların torunları olduğunu yazar ve bazı aile adlarını delil gösterir. Ancak bu iddianın bilimsel olmadığı ortadadır. Bütün geçiş bölgeleri gibi bünyesinde bir çok zıtlığı, bir çok farklılığı ve bir çok özgünlüğü korur Kafkasya. Bu bölgenin şansı etekleri arasına aldığı her halkı özümseyip benimseyen geçit vermez dağlara sırtını dayamış olmasıdır. İskender'in ordularını da Moğol akınlarını da Tatar saldırılarını da bu dağlar durdurmuş vadileri arasında eritmiş, sonra onları kendisinden bir parça yapmıştır. Bu nedenle Çerkes kimliğinin bir tek etnisiteye mal edilmesi doğru olmaz belki bu konuda söylenecek en doğru söz Çerkes kimliğini oluşturan tüm unsurların kendi özelliklerini kaybedip diğerleriyle birleşmek şekliyle öncekilerden hiç birine tam olarak benzemeyen ama bu coğrafyaya özgü, bu dağları yaşam alanı olarak seçmiş yeni bir etnisite ve farklı bir halklar topluluğu olduğunu dile getirmek olsa gerek.
18 Ekim 2009 Pazar
Kafkas Dil Grupları ve Halkları
Kafkasya’nın yerli (otokhtan) Halkları genel olarak konuştukları dil yönünden üç ana grup halinde incelenmektedir. Buna göre; I. Grup / Kuzeybatı Kafkasya halklarıdır ve üç ana gruba ayrılır. 1.ADİGELER: Kuzey çerkesleri olarak ta adlandırılan bu gruplar dil bakımından birbirlerini anlayabilirler. Adigeler kendi aralarında iki ana grup halinde incelenir. a)Abzah, Hatukuay, Kemirguvey(Temirgoy - Çemguy), Adamey, Bjedug (Yegerkhoy-Kiray), Mahuş(:Makhoş), Şhapsıg, Natukhaç ve Janelerdir. b)Kabardey ve Besleneyler(:Besniy): En kalabalık Çerkes kabilesi olan Kabardeyler, Büyük ve Küçük Kabardeyler olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Büyük Kabardeyler Nalçik ve çevresinde, Küçük Kabardeyler ise Mozdok (Mezdegü) çevresinde otururlar. Kabardeylerin bir kolu olarak kabul edilen Besleneyler ise batı komşularıdır. 2.UBIHLAR (:Ubuh-Vubıh- Ubukh): Kafkasyada Abhaz ve Adigeler arasında yaşayan bu topluluklar dil bakımından ölü diller arasına girmiştir. Tamamı 1864'de göç etmiş olduğundan Kafkasya'da hiç Ubuh kalmamıştır. Diasporada yaşayan Ubıh kökenli aileler ise komşuları olan Abzahların dilini benimsemişlerdir. 3.ABHAZLAR- ABAZALAR : Kuzeyde Çerkes topluluklarına komşu olan Abazalar (Abazin-Aşuva) ile Karadeniz kıyılarında oturan Abhazlar (Apsuvalar) aynı kökten çıkan iki grup halinde birbirlerinden Kafkas Dağları ile ayrılmışlardır. Karadeniz kıyı kesiminde oturan ana Abhaz kitlesi ile kuzeyde Kabardeylere yakın olarak oturan Abazaların şivelerinde farklılıklar ortaya çıkmış ise de zorluk çekmeden anlaşabilirler. Abhazlar tarih boyunca Gürcüler'le yakın ilişkiler içerisinde olmuşlar, hatta onların tesiriyle büyük çoğunlukla Hıristiyanlık benimsenmiştir. II. Grup / Orta ve Kuzeydoğu Kafkasya halklarıdır ve iki ana gruba ayrılır. 1.VAYNAHLAR: Kafkasya'nın stratejik önemi en büyük noktalarından birinde yaşayan dağlı Vaynah toplulukları genel olarak birbirlerinden lehçe farklılıkları ile ayrılan üç ana gruba ayrılır. a.ÇEÇENLER (Nohçi-Nohçoylar) Vaynahların ana kitlesini meydana getirirler. b.İNGUŞLAR (Galgaylar) İnguşlar ikinci büyük Vaynah grubudur ve Asa ile Sunja ırmakları arasında ve Terek Nehri'ne doğru kuzeye yayılırlar. c.KİSTLER (Batslar,Tuşhlar) Gürcüstanın Çeçen sınırında Tuşa ve Alazan ırmaklarının kaynaklarında ve Pankisi vadisinde oturan bu küçük grup daha çok Gürcü unsurları ile etkileşim halindedir. 2. DAĞISTAN HALKLARI: Kafkasyanın en çeşitli topluluklarının yaşadığı bölge olan Dağıstan’da Kafkas Dil grubundan olan 4 ana grup yaşamaktadır. Kafkasya'nın yerlisi olan bu halklar (Avarlar, Lezgiler, Laklar ve Darginler) daha çok dağlık bölgelerde yaşarlar. a)AVARLAR (MAARULALAR): Lezgilerden sonra Dağıstan'ın en kalabalık kabilesı Avarlar'dır. Kendi aralarında ise en kalabalık grubu esas Avarlar meydana getirirler. Dil yönünden üç gruba ayrılırlar; ı.Avar (Maarulal), ıı..Andi (Bottlih, Godoberi, Karatin, Bagvalal, Çamalal, Tindi ve Açvaçiş gibi alt gruplara ayrılırlar) ııı.Dido (Hinuk, Çvarşin ve Kapuçinler gibi alt gruplara ayrılırlar) b)LEZGİLER. Dağıstan'ın güney-doğusunda yaşarlar Samur Nehri'nin orta ve yukarı mecralarında ve Şamahı yöresine kadar uzanan alanda yayılmışlardır. Doğu ve güney-doğuda Azeriler ile karışmışlardır bu nedenle Türkçe Lezgiler arasında geniş ölçüde yayılmıştır. Rutul, Kütin, Agul, Budukh, Dzekh, Tabasaran, Tsakhur, Udi ve Khinalug gibi alt kollara ayrılırlar. Kürinler ve Tabasaranlar en kalabalık gruplardırlar. c)LAKLAR (Gazi Kumuklar) Orta Dağıstanda yaşarlar. d)DARGİNLER. Lezgi diline yakın bir dil konuşan Darginler bu nedenle Lezgi kabileleri arasında da sayılırlar. Akuşa, Sutkur, Sırhal, Urkarak, Horakan, Kaytak (Haydak) ve Kubaçi gibi gruplara ayrılırlar. Dağıstan’daki dağlı kabilelerin aralarında bulunan doğal engeller (dağlar, tepeler, derin vadiler vs.) Batı Kafkasya’daki kadar olmasa da buradaki toplumlar arasında da çeşitli dil farklılıkları doğurmuştur. III. Grup / Güney-Batı Kafkasya halklarıdır ve dört ana gruba ayrılır. 1.GÜRCÜLER Çoruh Vadisi'nden doğuda Alazan Irmağı ve Zakatali Mıntıkası'na kadar, kuzeyde Kafkas Dağları'nın güney eteklerinden güneyde Gümrü-Elizavetpol hattında kadar uzanan geniş bölgede yaşarlar. Kuzeyden Abhazlar, Svanlar, Ossetler, Çeçenler ve Lezgilerle komşudurlar. Güney-doğuda ise Azerilerle sınırları aşağı yukarı Nuha yakınlarından geçer. Güneylerinde Ermeniler bulunur. Dil bakımından "Güney-Batı Kafkasya Dilleri Grubu"Gürcüce çeşitli gruplara ayrılır. a-Asıl Gürcüler: Tiflis çevresinden ibaret olan Kartli ile doğusunda bulunan Kakheti'de otururlar. Zakatali civarında oturan İnguiller'de bu gruba dahil edilirler. b-İmeretler: Riyon ile Yukarı Kura ırmakları arasında otururlar. c-Gurienliler: Kutais yakınında yaşarlar. d-Acaralar: Batum civarında yaşarlar. e-Pşavlar: Tiflis'in kuzey doğusunda otururlar, f-Kevsurlar Kazbek doğusunda dağlık bölgelerde Tuşlarla komşu olarak yaşarlar. Tuşlar gibi dillerinde Çeçen, Oset etkileri bulunan küçük bir halktır. 2.MEGRELLER İngur ve Riyon Irmakları arasında oturan Bu halk asıl Gürcülerle birlikte bölgedeki en kalabalık toplumlardan birisidir. 3.LAZLAR Çoruh Vadisi'nde oturan Lazlar tamamen Müslümanlığı kabul etmiş bir halktır. 4.SWANLAR Elbruz Dağı'nın güney eteklerinde Gürcüstanın dağlık bölgelerinde yaşayan Swanlar, Gürcüce'ye bağlı ama farklılıkları olan bir dil kullanırlar vardır. DİĞER KAFKAS HALKLARI; Kafkasya’da yerli (otokhtan) Halkları dışında tasnif edilen ama en az yerli halklar kadar artık Kafkasyalı olan başka toplumlarda yaşamaktadırlar. Kültürel açıdan yerli halklarla aynı özeliklere sahip bu topluluklar genel olarak konuştukları dil yönünden ayrı bir grup olarak tasnif edilirler. A.İrani Dil Konuşan Kafkas Toplumları: 1 .OSETLER (ASETİNLER) Aslen Alanlardan geldikleri kabul edilen bu toplum dil açısından Kafkas dillerinin etkileri altında önemli değişiklikler geçirmesine karşılık İran diline çok yakın bir dil kullanırlar. Kafkasya'da Daryal Geçidi'nin güney ağzında otururlar. Doğularında Çeçenler, kuzeylerinde İnguşlar ve Kabartaylar, batılarında Gürcüler bulunur. Güneyden de yine Gürcülerle komşudurlar. Onlara diğer Kafkas halkları Kuşha, kendileri ise Iron derler. Daryal Geçidi'nden başka Liakkva ve Ksa vadilerinde, güneyde Kura'ya doğru Uruk, Fiag-Don ve Ardon ile Yukarı Terek boylarında da yaşarlar. Yine bir ayrı grupları da Yukarı Kura'nın sağ kıyısı ile Trialet Dağı'nda ve Borjom'un doğusunda otururlar. Osetinler başlıca iki gruba ayrılırlar; 1- İron, 2- Digor. Osetlerin çoğunluğu Hıristiyan olduğu için ne Rusya'ya karşı olan mücadeleye, ne de göç hareketine etkili bir şekilde katılmamışlardır. Yalnız sayıca çok az sayıda Müslüman olanları aslen Oset olan General Musa Kundukhov öncülüğünde Çeçenlerle birlikte göçe katılmışlardır. 2.TATLAR (PADARLAR) Safeviler tarafından Kafkasyada Bakü, Kuba, Şamahı, Derbent ve Zakatali mıntıkalarında yerleştirilmiş olan İranlılardır. Pehlevi Dili'ni konuşurlar. B. Türk Dili Konuşan Kafkas Toplumları: 1. KARAÇAY-BALKARLAR (MALKARLAR) Kaynakları hakkında çeşitli görüşler ileri sürülen Karaçayların genel olarak, Kafkasya’da belirli dönemlerde bulunmuş olan Hazar, Bulgar ve Kıpçak gibi Eski Türk topluluklarının bir devamı olduğu kabul edilmektedir. Ancak Alanlarla tıpkı Osetler gibi ortak kültürel özelliklere sahip olmaları bu konuda kesin bir hüküm verilmesine de engel olmaktadır. Kıpçak Türkçesinden geldiği bilinen bir dil kullanırlar. Karaçay ve Balkar (Malkar) olarak iki grup halinde anılmalarına rağmen gerçekte tek bir halktırlar. XIII.-XV.yüzyıllar arasında Kabartayların doğuya doğru yayılmalarına kadar Kuban, Terek ve Kuma nehirlerinin orta ve yukarı mecralarında ve onlara katılan akarsuların boylarında geniş bir sahada yaşadıkları bilinen Karaçaylar daha sonraları Kafkas Dağları'nın zirvelerine doğru çekilerek Elbruz Tepesi'nin etrafındaki sarp ve yüksek bölgelere yerleşmişlerdir. Çevrelerinin genel olarak Çerkes-Abaza kabileleri tarafından çevrili olmasından dolayı, kültürel açıdan komşu kabilelerle aynı özelliklere sahiptirler. 2. KUMUKLAR Kuzeyde Terek Nehri'ne kadar, güneyde de Makhaçkale'nin güneyine kadar uzanan alçak arazide otururlar. Genel olarak Dağıstan'ın kuzey-doğu ve doğusundaki Hazar Denizi'ne kadar uzanan düzlüklerde yaşarlar. Kafkasya'ya ne zaman ve nasıl geldikleri kesin olarak bilinmemektedir. Onları Hazarlara, Kimaklara, Gazi-Kumuklara ve hatta Karaçay-Balkarlara bağlayanlar bulunmaktadır. Ayrıca Hazar Denizi kıyılarında oturdukları ve kıyıdaki "kum"dan kaynaklanan "Kumuk" ismini aldıklarını ileri sürenler dahi vardır. Makhaçkale, Kaspiiski, Hasavyurt, Babayurt, Buynakski ve hatta İzberbaş şehirleri Kumukların yaşadıkları alana dahildirler. Ovalık yerlerde yaşayan çeşitli Kafkas kabileleri genellikle Türk kabileleri ile sıkı ilişkiler içerisinde bulunmalarından dolayı Kumuk Türkçesini de bilirler. Bu nedenle Türkçenin bir lehçesi olan Kumukça Doğu Kafkasya'da ortak bir anlaşma vasıtası olarak kullanılmaktadır. 3. NOGAYLAR Kazak ve Karakalpak Türkçesine yakın bir dil konuşan bu topluluklar XVIII. Yüzyıldan sonra Kafkasya bölgesine yerleştirilmişlerdir. Dağıstanda Hazar Denizi'ne doğru uzanan düzlükte ve daha kuzeyde step görünümü alan bozkırlarda Türk asıllı kabilelerle (Kumuklar, Azeriler, Türkmenler) karışık olarak yaşarlar. KAFKAS ARAŞTIRMA GRUBU
17 Ekim 2009 Cumartesi
Çerkezler Kimdir?
Çerkesler, Türkiye'ye Kafkasya'dan gelen Türk dili konuşmayan tüm etnik gruplara verilen genel adlandırmadır. Ancak Türkiye'ye göç etmiş Kafkas halkları kendi arasında pekçok alt gruba ayrılır.Çerkesler diğer isimleriyle Adigeler Kafkas Dağları'nın kuzeybatı eteklerinde, Kuban Irmağı ile güneyde Bzıb (Psıb) ırmakları arasındaki Karadeniz kıyılarında, doğuda Kuban ile Terek ırmakları güney havzalarını kapsayan büyük bir alanda oturmuş olan ve kendilerine Adige adını veren halktır.Ancak Türkiye'de, Kuzey Kafkasya kökenli Adige, Abhaz, Abaza, Çeçen, Oset, Dağıstanlı, vb insanların tümüne verilebilen ortak bir özel addır.Abzah ya da Abadzeh (Абдзах), Bjeduğ (Бжъэдыгъу), Şapsığ, Hak'uç (Хьак1уцу), Natuhay, K'emguy (К1эмгуй), Mahoş, Yegerukay, Mamhığ, Besleney, Hatukay (Хьатикъуай) ve Kabartaylar (Къэбэрдэй), en tanınmış Çerkes topluluklarıdır.Rus resmi literatüründe, Rusya Federasyonu'na bağlı Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti'nde yaşayan, Kabartay ve Besleney kökenli Adige topluluğuna Çerkes, bunların yaşadığı yöreye de özel anlamda ya da bir kısaltma ad olarak Çerkesya denmektedir.Bu yörede 1926-1928 yılları arasında Çerkes Ulusal Okrugu, 1928-1957 arasında, bir üst yönetim birimi statüsüne yükseltilen Çerkes Özerk Oblastı bulunuyordu.Çerkes Özerk Oblastı, 1956'da sürgün cezası kaldırılarak Karaçaylara geri verilen, 1928-1943 yılları arasında varolan Karaçay Özerk Oblastı toprakları ile, 5 Ocak 1957'de birleştirilerek, 1926 öncesinde olduğu gibi, yeniden bir Karaçay-Çerkes Özerk Oblastı kuruldu
Etiketler:
çerkes kimdir,
çerkesler,
çerkesler türk mü,
çerkezler,
kafkasya
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)